Karanlık Mod
14-07-2024
Logo
Fetvalar – İbadetler – Oruç – Fetva 001: Hayızlı Kadının Tutmadığı Ramazan Orucunu Kaza Etmesinin Hükmü Nedir?
   
 
 
Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla  
 

Soru:


Saygıdeğer Hocam Dr. Muhammed Ratıb en-Nablusi
Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Hayızlı kadının Ramazan ayında tutmadığı oruçların kazasını yapmasının hükmü nedir? Fakat Ramazanın üzerinden bir yıl veya daha fazla zaman geçmiştir. Bu durumda kefaret ödemesi mi gerekir, yoksa kaza orucu tutması yeterli olur mu? Allah Razı Olsun.

Cevap:


Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla, Salât ve Selam dürüst ve sözünün eri olan Hz. Muhammed (s.a.v.)’in üzerine olsun. Şöyle ki;
Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Sorunuzun cevabı şu şekildedir:
Mezhep imamları Ramazan ayında tutulmayan oruçların kazasının bir sonraki Ramazan ayı gelmeden tutulması gerektiği konusunda ittifak etmişlerdir.
Bu konudaki delilleri ise Buhari ve Müslim’de Hz. Aişe (r.a.)’dan nakledilen şu hadistir: “Bazen üzerimde Ramazandan kalma oruç borcu olurdu da onu Şaban'dan başka zamanlarda kaza etmezdim. Bu Resulü (s.a.v)'in durumundan ileri geliyordu"
Hafız diyor ki:
Bu, kazanın Şaban ayında tutmaya teşvik edildiğini ifade eder. Ve kaza orucunu bir sonraki ramazan ayı girinceye kadar geciktirmek caiz değildir. Eğer o kadar geciktirilirse zaten bir sonraki Ramazan ayı girer. Burada şu iki durum meydana gelebilir:
Birinci Durum:
Kişi bir özür ve mazeret sebebiyle kazayı geciktirir. Mesela hastalık gibi. Kişinin hastalığı bir sonraki Ramazan ayına kadar devam etmiştir. Burada o kişinin geciktirmesinde bir günah yoktur, çünkü mazereti vardır. Onun yapması gereken sadece tutamadığı oruçları kaza etmektir. Bu kişi tutmadığı gün sayısınca oruç tutar.
İkinci Durum:
Kişi özür ve mazereti olmadan kazayı geciktirebilir. Tutabilme imkânı olduğu halde bir sonraki Ramazan ayına kadar kaza etmemiştir.
Burada özürsüz bir şekilde kazayı geciktirmenin günahı vardır. Mezhep imamları bu kişinin kaza etmesi gerektiği konusunda ittifak etmişlerdir. Fakat bu kişinin kaza ile birlikte kefaret olarak her gün için bir fakiri doyurması gerekip gerekmediği konusunda aynı görüşte değillerdir.
İmam Malik, İmam Şafi ve İmam Ahmed b. Hanbel’e göre bu kişi bir fakiri de doyurmalıdır. Bu görüşteki delilleri de Ebu Hureyre ve İbn Abbas gibi bazı sahabilerden nakledilen hadistir.
İmam Ebu Hanife ise kaza ile birlikte kefaretin gerekmediği görüşündedir. 
Bu görüşteki delili de Allah Teâlâ’nın oruç tutamayan kişiye kaza yapmasından başka bir şey emretmemiş olması, kefaretin zikredilmemiş olmasıdır. Zira Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun.” 
Bu ikinci görüş aynı zamanda İmam Buhari’nin de görüşüdür.
Bana göre de, kişinin mazeretsiz bir şekilde orucu geciktirdiği için istiğfar ederek kaza orucu tutması yeterlidir.  Eğer kişi ihtiyatlı davranmak isterse, her gün için bir fakiri de doyurabilir. Bu daha da güzel olur.
Dr. Muhammed Ratıb en-Nablusi

Mevcut Diller

Resmi Gizle