Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Ziyad Bey:

Sunum ve Karşılama:

Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Mübarek Ramazan ayının gelişini tekrar kutluyoruz. Allah bizlere hayır, uğur ve bereketle tekrarını nasip etsin.
Bugünkü buluşmamızın başında, Şam Üniversitesi Eğitim Fakültesi ile Şeriat ve Usulü’d-Din Fakültesi Bilimsel İcaz dalında profesör olan faziletli Şeyh Doktor Muhammed Ratib Nabulsi’yi ağırlamaktan dolayı mutluyum. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Şam’ın en tanınmış alim ve davetçilerinden biri, hoş geldiniz. Bu kıymetli, mübarek ayın gelişini tekrar kutluyoruz.
Faziletli Şeyh; Müslümanın orucuyla yükselmesi; namaz, zekat, ayrıca hac ve terim olarak isimlendirildiği şekliyle şeair-i islamiye olan ibadetlerde olduğu gibi kul ile Rabbi arasında bir bağ olan bu ibadetin zedelenmemesi için faydalanması gereken bir adap var. Her şeyden önce bu ibadetin Allah’a boyun eğmek olduğunu bildikten sonra başlangıç olarak orucun hikmetine nasıl ulaşırız. 
Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla. Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun. Salat ve selam sadık ve sözüne güvenilir Efendimiz Muhammed’e (s.a.v.) olsun.

İbadet Kavramına Giriş:

Ziyad Bey; Allah sana hayırla karşılığını versin. Oruç, her şeyden önce ibadettir. İbadet kavramı etrafında aceleci olmayan bir duruş sergilemek gerekir:

1- İnsanın Doğuştan Gelen Niteliklerinden Bir Kısmı:

Allah Azze ve Celle insanda, ahiret saadeti ve imanı yararına zayıf noktalar yaratmıştır. Bu zayıf noktalar:

﴾ إِنَّ الْإِنسَانَ خُلِقَ هَلُوعًا ﴿

( سورة المعارج )

( Şüphesiz insan, çok hırslı ve sabırsız olarak yaratılmıştır. )

(Mearic Suresi)

Sabırsız, hırslı demek çok sızlanmak demektir. İnsan çok zayıf ve eli sıkı da yaratılmıştır. Bütün bu (zayıf) noktalar insanı; sığınacağı, bağlanacağı, güveneceği ve dayanacağı büyük bir ilah aramaya çağırır. İşte bu, dindarlığa götüren fıtri bir duygudur. İnsanoğlunun bir kısmı çağlar boyu bir tanrı icat edip onun ilah olduğunu vehmetmiş ve Allah’ı bırakıp ona ibadet etmiştir. Bu semavi olmayan putperest dinlerin ibadetleri ise sosyologların ayin diye adlandırdıkları, hiçbir anlamı olmayan hareketler, duruşlar ve mırıltılardan ibarettir. İnsan (ancak) hakiki olan, yerin ve göklerin yaratıcısı, zatı mükemmel ve vacibu’l vücut olan, en güzel isimlerin ve en iyi sıfatların sahibine ulaştığında, O’na ulaşıp O’na dayandığı, O’na doğru ilerlediğinde zayıflığı son bulur. 

﴾ إِنَّ الْإِنسَانَ خُلِقَ هَلُوعًا ﴿

( Şüphesiz insan, çok hırslı ve sabırsız olarak yaratılmıştır. )

 

﴾ إِنَّ الْإِنْسَانَ خُلِقَ هَلُوعاً (19)إِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ جَزُوعاً (20)وَإِذَا مَسَّهُ الْخَيْرُ مَنُوعاً (21)إِلَّا الْمُصَلِّينَ ﴿

( سورة المعارج )

( Şüphesiz insan, çok hırslı ve sabırsız olarak yaratılmıştır. Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır. Ona bir hayır dokunduğunda da eli sıkıdır. Ancak, namaz kılanlar başka. )

(Mearic Suresi/19-21)

O halde; dindarlığa yönelik güdü aslında insanın yaratılışında vardır. Varlığının özünde bulunan zayıf noktalar üç tanedir; hırslı, zayıf, aceleci.

2- İbadet Zaruridir:

İnsan şu kainatı ve içindeki, bitmeyen bir azametten gelen şeyleri gördüğünde sanki bu kainat azametli bir ilahtan ortaya çıkıyor (der). Bu ilah güçlüdür, zengindir, rahimdir, hakimdir.  Yaratıştaki mükemmellik tasarruftaki mükemmelliği gösterir. Bu yüce ilahın kullarına elçiler, elçilerine de kitaplar göndermesi gerekir. Önümüzde Allah Azze ve Celle’nin kelamı var. Bu kitap bize kainatın, hayatın ve insanın hakikatini öğretir ve Allah Azze ve Celle’ye bağlanarak şarj olmamız için ibadetleri emreder.
Oruç, bu ibadetlerden biridir. Bu ibadetlere biraz eğilebiliriz: İbadetlerin bir kısmı doğruluk, güvenilirlik, iffet, ahde vefa, verilen sözü yerine getirme gibi davranışlarla ilgili; bir kısmı da namaz, oruç, hac ve zekat gibi şeair-i islamiyeden olan ibadetlerdir.
Oruç senelik bir şarjken namaz, bir sonraki namaza kadar; cuma namazı, bir sonraki haftaya kadar bir şarjdır. Oruçta insan, mübah olan şeyleri bırakır; yemeyi, içmeyi bırakır. Her şeyden önce, kendisine haram olan şeyleri bırakmak için şeriatın aslında mübah kıldığı (bu) şeyleri bırakır.
Çünkü ibadet özünde; kalbi bir muhabbetle karışık, temeli kesin bilgi olan ve ebedi mutluluğa ulaştıran gönüllü bir itaattir.
İnsan emniyet ve mutluluğunu arar. Yolunu kaybettiğinde mutsuz olur. Hatta ateş ehlinin cehennemdeki bunalımı yalnızca bilgi bunalımıdır. 

﴾ وَقَالُوا لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ أَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا فِي أَصْحَابِ السَّعِيرِ ﴿

( سورة الملك )

( Yine şöyle derler: “Eğer kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, şu alevli ateştekilerden olmazdık. )

(Mülk Suresi/10)

Bu beşeri varlık, ancak yaratıcının talimatlarını uyguladığı zaman emniyette hisseder ve mutlu olur. Bu yüce yaratıcının talimatları vardır. Oldukça karmaşık, çok pahalı ve büyük yararı olan hiçbir makine yoktur ki beraberinde işletim ve bakım talimatları olmasın. İnsan da yeryüzündeki en karmaşık alettir. İnsan yaratıcısını, varlığının sırrını ve amacını, dünya hayatındaki görevini, yerine getirmesi gereken bir mesajı olduğunu keşfettiğinde nihayet, genişliği yer ve gökler kadar olan cennette mutlu olur. İnsan, cennet için yaratıldığını kesin bir şekilde bildiğinde Allah’a itaat konusunda istekli olur. Allah’a karşı gelmekten sakınır ve hatta hayatını verme üzerine inşa eder. 

وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشَى (1)وَالنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّى (2)وَمَا خَلَقَ الذَّكَرَ ﴿
﴾ وَالْأُنْثَى (3)إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّى (4)فَأَمَّا مَنْ أَعْطَى وَاتَّقَى (5)وَصَدَّقَ بِالْحُسْنَى 

( سورة الليل )

( (Ortalığı) bürüdüğü zaman geceye, açılıp aydınlandığı zaman gündüze, erkeği ve dişiyi yaratana andolsun ki, sizin çabalarınız çeşit çeşittir. Artık kim (elinde olanı)verir, (Allah’a kaşı gelmekten) sakınır ve en güzel sözü tasdik ederse. )

(Leyl Suresi/1-6)

Çok doğru bir söz. İnsanlar; dinleri, inançları, aidiyetleri, ırkları, soyları, grupları, mezhepleri her ne kadar farklılık gösterse de Allah Azze ve Celle katında iki örnekten (inanan ve inanmayan) daha fazlası değildirler.

﴾ أَعْطَى وَاتَّقَى * وَصَدَّقَ بِالْحُسْنَى ﴿

( Artık kim verir ve sakınırsa, ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse. )

Cennet için yaratıldığını tasdik edip Allah’a isyan etmekten sakınır ve hayatını verme üzerine inşa eder.
Diğer taraf ise en güzel sözü ve cenneti yalanlayıp dünyaya iman eder.

﴾ يَعْلَمُونَ ظَاهِراً مِنَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَهُمْ عَنِ الْآَخِرَةِ هُمْ غَافِلُونَ ﴿

( سورة الروم )

( Onlar dünya hayatının ancak dış yönünü bilirler. Ahiret konusunda ise tamamen gaflettedirler. )

(RumSuresi/7)

Cenneti yalanlayıp dünyaya iman edince de Allah’a itaate ihtiyaç duymayıp hayatını alma üzerine inşa eder.
Ziyad Bey:
Bu itaat en iyi nasıl olur ki herhangi bir davranış onu zedelemesin? (Çünkü) bir davranış fıkhi açıdan caizdir ama teabbüdi açıdan, içinde bu ibadetleri zedeleyecek şeyler olabilir.

Oruç:

Doktor Ratib:

1- Oruç, İnsanın İradesini Kuvvetlendirmektir:

İnsanın iradesi nefsini Allah’a itaate sevk etme konusunda zayıflık gösterdiğinde, bu iradeyi kuvvetlendirmek için Ramazan gelir. Allah Azze ve Celle ona, senenin bütün aylarında mübah olan yiyip içmeyi yasaklar. Gece ve senenin kalan aylarında mübah iken eşine yaklaşmayı yasaklar. Bu, Allah ona mübah olan şeyleri yasaklıyor demektir. Çünkü  günah ve kötülük işlediğinde dengesi bozulur. İnsanın mubah olan yeme içmeyi terk edip aynı zamanda yalan söylemesi, gözlerini haramla doldurması, insana yakışmayacak davranışlar sergilemesi makul değildir.
Öyleyse: Sanki Allah bu ibadetle irademizi kuvvetlendirmek istemiştir. Çünkü insan, Allah’a itaat ettiği zaman dünyada da ahirette de mutlu olur. İnsanların tamamı, biri Allah’ı tanıyan ve O’nun sistemiyle disipline giren, yarattıklarına iyilikte bulunan ve bu sayede dünya ve ahirette mutluluğu elde eden; diğeri, Allah’ı tanımayıp sisteminden kaçan ve bu yüzden dünyada da ahirette de mutsuz olan iki (tür) insandan daha fazlası değildir.
Oruç, Allah karşılığını hayır olarak versin Ziyad Bey; Rahman’a itaat konusunda insanın iradesini kuvvetlendirir. Bu çok mühim bir şeydir.

2- Oruç, Müslüman İçin Özel Bir Sıçrayıştır:

Sanki Allah, Ramazan’da özel bir sıçrayış gerçekleştirmemizi ister. Yani sanki namazlarımızı tam kılmaya ve doğru bir şekilde eda etmeye, sabah namazıyla uyanmaya, az ya da çok Allah’ı zikretmeye, Kur’an okumaya, Allah’ın haram kıldığı şeylerden bakışlarımızı çevirmeye, dilimize ve kulaklarımıza hakim olmaya, gelirimizi ve harcamalarımızı, evlerimizi kontrol etmeye nefislerimizi sevk etmemizi ister. İnsan, Allah ile barışmak ve O’nunla yeni bir sayfa açmak için kendini hazırladığında inanın Ziyad Bey, bu yüce ay, nebi ve peygamberlerin Efendisi’nin (s.a.v.) dediği gibi:

(( من قام رمضان إيمانا واحتسابا غفر له ما تقدم من ذنبه ))

[ متفق عليه ]

(( Kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak oruç tutarsa geçmiş günahları affedilir. ))

(Buhari ve Müslim)

Sanki Müslüman kimseye Ramazan’ın başlarında, modern ifadesiyle Allah ile yeni bir sayfa açma (fırsatı) bahşedilmiştir.
Ziyad Bey:
Her sene aramızdan geçip gidiyor ve bu buluşma yenileniyor. Allah bizi Ramazan’a eriştirme lütfunda bulunuyor. Bu, Allah Subhanehu ve Teala ile olan ahdimizi yenilemek için daima yeni bir fırsattır. Allah’ın bizim itaatimize ve ibadetimize ihtiyacı yok; bu yine insanın yararı için. 

3- İnsanın Mutluluğu İçin Orucun Farziyeti:

Doktor Ratib:

﴾ إِنْ تَكْفُرُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ عَنْكُمْ وَلَا يَرْضَى لِعِبَادِهِ الْكُفْرَ وَإِنْ تَشْكُرُوا يَرْضَهُ لَكُمْ ﴿

( سورة الزمر الآية : 7 )

( Eğer inkar ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkar etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. )

(Zümer Suresi/7)

Çünkü bizi mutlu etmek için, genişliği yer ve gökler kadar olan cennet için yaratmıştır. Bazı kudsi hadislerde şöyle geçer:

 إني والجن والإنس في نبأ عظيم : أخلق ويعبد غيري ، وأرزق ويشكر غيري خيري إلى العباد نازل ، وشرهم إلي صاعد ، أتحبب إليهم بنعمي وأنا الغني عنهم ويتبغضون إلي بالمعاصي وهم أفقر شيء إلي ، من أقبل علي منهم تلقيته من بعيد ، ومن أعرض عني منهم ناديته من قريب ، أهل ذكر أهل مودتي ، أهل شكري أهل زيادتي ، أهل معصيتي لا أقنتهم من رحمتي ، إن تابوا فأنا حبيبهم ، وإن لم يتوبوا فأنا طبيبهم 

[ أخرجه الحكيم البيهقي في شعب الإيمان عن أبي الدرداء ]

(( Şüphesiz ben, cinler ve insanlar büyük bir haber içindeyiz: Ben yaratırım o başkasına ibadet eder. Ben rızık veririm o, benden başkasına şükreder. Benim hayrım kullarıma iner, onların şerri bana çıkar. Onlara ihtiyacım yokken nimetlerimle onlara sevgimi gösteririm, onlar bana en muhtaç varlıklarken günahlarıyla nefretlerini gösterirler. Onlardan biri bana yönelirse onu uzaktan karşılarım, benden yüz çevirirse yakından ona seslenirim. Zikir ehli muhabbet ehlimdir. Şükür ehli ziyadeleştirdiklerimdir. Bana isyan edenlere rahmetimden ümit kestirmem. Tevbe ederlerse onların sevgilisi olurum. Tevbe etmezlerse doktorları olurum. ))

(Hakim el-Beyhaki’nin İmanın Şubeleri eserinden Ebu’d Derda’dan rivayeti)

Allah Azze ve Celle, Ramazan’da bizi kendisiyle barış yapmaya çağırır. Ramazan’da bizi O’na tevbe etmeye, O’na yönelmeye, O’na yakın olmanın lezzetini tatmaya çağırır. Yeme, içme, eğlenme dünyanın zevkleridir; Ramazan’da yakın olmanın tadına varmak gerekir.

Gördükleri güzelliklerimizi gözlerinle izleseydin, bizi bırakıp başkasına gitmezdin
Sözümüzün güzelliklerini kulaklarınla duysaydın, şaşkınlık giysisini çıkarır bize gelirdin
Muhabbetin tadına zerre miktarı varsaydın, sevgimizle can feda edenlerden özür dilerdin
Yakınlığımızdan sana bir esinti gelseydi, yakınlığımıza duyduğun gurbet özlemden canını verirdin
Sevgimiz kolay değildir. Kim kolay olduğunu iddia ederse bizi tanımıyorsun deriz. 

Bu, Allah Azze ve Celle’den bir davettir. 

Sonuç ve Veda:

Ziyad Bey:
Allah size karşılığını hayırla versin. Faziletli Şeyh Doktor Muhammed Ratib Nablusi, teşekkür ediyorum. Gelecek günlerde, bu mübarek ay içerisinde, bu programda inşallah tekrar buluşacağız. İzleyici kardeşlerim; sizlere de güzel takipleriniz için teşekkür ediyorum. Yarın tekrar görüşmek üzere. Sizler için Allah’tan makbul bir oruç, kabul edilen bir dua niyaz ediyorum. Allah Teala’nın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Alemlerin Rabbi Olan Allah’a Hamdolsun