Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

 Dr. Muhammed Ratıb en-Nablusi’nin Mescid-i Aksa’daki Murabıtlara, Direnen Gazze Halkına ve Tüm Filistinlilere Mesajı

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın adıyla, Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur, Salat ve Selam Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’e ve tertemiz ailesine olsun.

Mübarek Mescid-i Aksa hudutlarında, tertemiz Filistin topraklarında ve kin ve nefret bombardımanı altındaki Gazze’de bulunan murabıt kardeşlerim, Ribatınız mübarek olsun, sizler cennetteki makamınıza yerleştiniz. Gaspçı Siyonistler boyun eğdiğinizi, birlik ve beraberliğinizin bozulduğunu düşünürken siz, onlara ve tüm dünyaya Kudüs ve etrafındaki en uzak bölgelerin bile hala tüm güç ve sebat ile zulme karşı savaştığını gösterdiniz. Bugünkü mesajınız öncelikle emanete ihanet edenlere tabi olanlara ve sizi defalarca terk edenlere, ikinci olarak da gaspçı Siyonistleredir. Onlar meselenin sarsılmaz bir iman meselesi, zayıflamayan bir direniş, tükenmeyen bir sabır, köklü bir inanç, meşru bir hak ve Allah’ın gücü ve kudretiyle özgürleşene kadar devam edecek bir mücadele meselesi olduğunu gözden kaçırdılar.  Bugün Ad Kavminin sözünü (Bizden daha güçlü kim var?) sürekli tekrarlayan, kendini beğenmiş kibirlinin güç ve kuvvet dili dışında başka bir şeyden anlaması mümkün değildir. Onunla yapılan herhangi bir diyalog veya talep bir yönden ona hürmet, diğer yandan da zaman kaybından başka bir şey değildir.

فَأَمَّا عَادٌ فَاسْتَكْبَرُوا فِي الْأَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَقَالُوا مَنْ أَشَدُّ مِنَّا قُوَّةً ۖ أَوَلَمْ )
((15) يَرَوْا أَنَّ اللَّهَ الَّذِي خَلَقَهُمْ هُوَ أَشَدُّ مِنْهُمْ قُوَّةً ۖ وَكَانُوا بِآيَاتِنَا يَجْحَدُونَ

(سورة فصلت)

“Anılan Âd kavmi, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve “Bizden daha güçlü kim var?” dediler. Onları yaratan Allah’ın kendilerinden daha güçlü olduğunu düşünmezler miydi? Onlar, ayetlerimizi de inatla inkâr ediyorlardı.”

(Fussilet Suresi:15)

Tek başına eleştiri, kınama ve nefret diline gelirsek, bunlardan düşmana karşı bir fayda göremezsin, aksine bu güçsüzlerin işidir. Buradan yola çıkarak elimizde mümkün olan her türlü yolla, iman ve inşa gücü ile başlayıp tüm mukaddesata zarar veren ve yeryüzünde fesad çıkaran düşmanlara karşı hazırlayacağımız teçhizatla biten her türlü güçle kendimizi hazırlamalı ve güçlendirmeliyiz. Zafere olan inancımız Allah’a karşı borçlu olduğumuz dinimizdir, bundan bir an bile şüphe etmeyiz. Ama Cenab-ı Hak’tan O’nun askeri olmamızı nasip etmesini, bu zaferde yer almayı ve mübarek toprakları korumayı bize bahşetmesini diliyoruz. Allah Teâlâ rahmeti gereği bizden düşmanlarımıza karşı onlarla eşdeğer bir kuvvet hazırlamamızı istemedi, bize mümkün olduğu kadar, elimizden geldiğince bir kuvvet hazırlamamızı emretti. Zira Rabbimiz şöyle buyurdu:

وَأَعِدُّوا لَهُم مَّا اسْتَطَعْتُم مِّن قُوَّةٍ وَمِن رِّبَاطِ الْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِهِ عَدُوَّ اللَّهِ وَعَدُوَّكُمْ وَآخَرِينَ مِن دُونِهِمْ )
((60) لَا تَعْلَمُونَهُمُ اللَّهُ يَعْلَمُهُمْ ۚ وَمَا تُنفِقُوا مِن شَيْءٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنتُمْ لَا تُظْلَمُونَ 

(سورة الأنفال) 

“Allah’ın ve sizin düşmanlarınızı ve onların gerisinde olup sizin bilmediğiniz, ama Allah’ın bildiklerini korkutup caydırmak üzere, onlara karşı elinizden geldiği kadar güç ve savaş atları hazırlayın. Allah yolunda harcadığınız her şeyin karşılığı, zerrece haksızlığa uğratılmadan size tastamam ödenecektir.”

(Enfal Suresi: 60)

(Onlara karşı elinizden geldiği kadar güç hazırlayın.) Benim yapabildiğim de vahşet ve kin ile dolu, batılın zafer kazandığı bu dünyada binlerce kelepçe ile kelepçelenmişken sizlere bu konuşmaları yapmaktır. Çaba ve emekleriniz mübarek olsun, Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Alemlerin Rabbi Olan Allah’a Hamdolsun