Bilimsel Harikalar: 003 – Gökyüzü Binası ve Dinamik Denge

2019-03-10

Gökyüzü Binası

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla, Değerli kardeşlerim, Allah Teâlâ buyuruyor ki:

 ﴾ الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ الْأَرْضَ فِرَاشاً وَالسَّمَاءَ بِنَاءً وَأَنْزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً فَأَخْرَجَ بِهِ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقاً لَكُمْ فَلَا تَجْعَلُوا لِلَّهِ أَنْدَاداً وَأَنْتُمْ تَعْلَمُونَ ﴿

“Rabbiniz ki, sizin için yeri döşek, göğü bina kılmıştır; gökten su indirmiş, bununla sizin için rızık olarak çeşitli ürünler çıkarmıştır; artık siz de bile bile O’na eş ve ortaklar koşmayın.”

(Bakara Suresi: 22)

Gökyüzü bir yapı, bir binadır, çünkü gezegenler arasındaki çekim kuvvetinde bir düzen vardır.

Eğer gezegenler belirli bir yörüngede hareket etmeseydi, evren tek bir kütle olurdu

Çünkü büyük olan cisim küçük olanı çeker, fakat gezegenlerin hareketinden çekim gücüne denk merkezkaç kuvveti oluşur

Gökyüzü bir binadır, eğer bu yörüngeler olmasaydı, hareket tamamen bozulurdu. Zira gökyüzü Allah Teâlâ’nın buyurduğu gibidir:

 

 ﴾ وَالسَّمَاءِ ذَاتِ الرَّجْع ﴿

“Dönüş sahibi olan (yağmur yağdıran) göğe andolsun.”

(Tarık Suresi: 11)

Çekme ve İtme İlkesi

Gezegenlerin tamamı belirli bir yörüngede dönerler, Bu dönüş genişliği ve hızıyla, gezegenler arası çekim gücü ile uyumludur, böylece Mekanik Biliminde Dinamik Denge diye adlandırılan kavram oluşur.

Her şey hareketli yani dinamik ve dengelidir, İşte bu, görkemli bir bina, bir yapıdır, Bu hakikati şöyle izah etmek gerekir, Tamamen dümdüz bir yüzeyi ele alalım ve aynı hacimde iki adet manyetik yani mıknatıslı parça koyalım, aralarına da bir top koyalım, topu olağanüstü bir çaba ile sabitleyebiliriz. Top iki parçanın tam ortasında kalır, Çünkü bu iki parça arasındaki çekim birbirine eşittir, dolayısıyla top tam ortada kalır.

Onda bir milimetre uzaklaşmış olsa, bir parçaya doğru çekilir, Yine onda bir milim diğer parçaya doğru yaklaşsa, ona doğru gider, Yani topu ortada tutmak için çok büyük bir çaba gerekir, Ama eğer o iki parça eşit olmasaydı, Çok fazla matematiksel hesap yapmak gerekirdi.

Eğer bu iki parça birbirinin üçte ikisi ve üçte biri olsalardı, o zaman büyük olanın çekim gücü ile küçük olanın çekim gücüne uygun bir mesafe ayarlamak gerekirdi, Bu da çok ince bir hesap gerektirir.

Peki ya üç veya dört parça olsaydı, ki her parçanın bir hacmi vardır, o zaman nasıl bir çekim gücü oluşurdu!!Az önce dediğimiz gibi, bu işlem düz bir yüzeyde idi, Bu parçalar boşlukta, hareketli ve farklı hacimlerde, farklı aralıklarla ve farklı hızlarla olsaydı, bunu bir düşünün.

İşte mucize tamamen farklı hacimlerde, farklı hız ve mesafede, hareketli ve boşlukta duran kütlelerin dengeli bir şekilde durmasıdır, Burada bileşke dengedir. İşte mucizevî dinamik denge budur:

وَالسَّماوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَمِينِهِ ﴿

“Gökler de O’nun kudretiyle dürülmüştür.”

(Zümer Suresi: 67)

Göklerin ve yeryüzünün her şeyi O’nun kudretindedir. Bu, Allah Teâlâ’nın şu ayetinin anlamıdır:

 

﴾ الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ الْأَرْضَ فِرَاشاً وَالسَّمَاءَ بِنَاءً ﴿

“Rabbiniz ki, sizin için yeri döşek, göğü bina (yapı) kılmıştır”

(Bakara Suresi: 22)

Evrendeki Galaksiler:

Gökyüzü bir bina, bir yapıdır. Allah Subhanehu ve Teâlâ bu düzeni, bu galaksileri yaratandır, biriniz “bu evrende kaç galaksi var?” diye sorsa, evren hala bir tam olarak bilinemiyor, bilim adamlarının ulaştığı kısıtlı bilgilere göre milyarlarca galaksi vardır.

Ve bu milyarlarca galaksinin çoğunda gezegenler ve yıldızlar bulunur, her galaksi çekim kuvveti ile birbirine bağlıdır, belli bir yörünge içinde hareketlidir, Çünkü bu evren dinamik denge esasına bağlı mükemmel bir yapıdır.

 

﴾ وَجَعَلْنَا السَّمَاءَ سَقْفاً مَحْفُوظاً ﴿

“Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık.”

(Enbiya Suresi: 32)

Bu ilaha isyan edilir mi? Rahmeti istenmez mi? Azabından korkulmaz mı?

Bunlardan sonra bu ilaha isyan edilir mi?!! O’ndan yüz çevrilir mi? O hiç vaadinden döner, tehdidinden gafil olur mu? O’nun rahmeti istenmez mi? Azabından korkulmaz mı? Her şey Allah’ın kudretindedir ve Kuran’ı O(c.c.) indirmiştir, kuran’ı yüce Peygamberimize indirmiştir ve bu yüce kitap O’nun kelamıdır, evrenin yaratıcısı olan Allah’ın kelamını okuduğun zaman, ki o, her şeyin sahibi olan, Her şeyin kendisine döneceği, gökyüzü ve yeryüzünün anahtarı elinde bulunan, Yaratılan varlıkların ve her şeyin kudretine sahip olan, Yaptıklarından asla sorguya çekilmeyen,  ve her şeyin dönüşünün yalnızca O’na olacağı Allah’ın kelamıdır, Kalbinde yakin inancın serinliği, dinin sıhhati ve iman selameti bulursun.

                                                          Hamd, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur

 

Kaynak:

Ayrıntılı Tefsir/ Ders: 11 – Bakara Suresi – 22. Ayetin Tefsiri, Gökyüzü Binası